Tarih: 27.02.2026 17:25

ASÜ’DE ASRIN FELAKETİNİN ÜÇÜNCÜ YILINDA KURUMLAR DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI

Facebook Twitter Linked-in

Aksaray Üniversitesi Afet Farkındalığı Topluluğu tarafından, "Asrın Felaketinin Üçüncü Yılında Müdahale Basamağında Görev Alan Kurumların Deneyim Paylaşımları" konulu panel düzenlendi. ASÜ Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen panele Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş, Aksaray Belediyesi Başkan Vekili Yakup Kadri Perek, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Köse, il müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program daha sonra 6 Şubat depremlerini anlatan sinevizyon gösterisi ile devam etti. Programda selamlama konuşması yapan Aksaray Üniversitesi Afet Farkındalığı Topluluğu Başkanı Samira Acar, afetlerin toplumsal yaşamı derinden etkileyen ve hazırlık bilincini zorunlu kılan süreçler olduğuna dikkat çekerek, afet farkındalığının artırılmasının ve toplumun bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığının altını çizdi. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Didem Balun Kayan da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin yalnızca binlerce can kaybına ve şehirlerin yıkımına yol açmakla kalmadığını, aynı zamanda toplumun hafızasında ve yüreğinde derin izler bıraktığını ifade etti. Yaşanan büyük felaketin sorumluluk anlayışını da yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Kayan, afetlerin sadece fiziki değil, toplumsal ve vicdani boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Rektör Arıbaş: Türk milletinin gösterdiği fedakârlık gurur verici

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş da konuşmasında depremin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen acıların hâlâ ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirterek, yaşanan sürecin hem bireysel hem toplumsal hafızada derin izler bıraktığını kaydetti. Depremin büyük bir maddi yıkıma yol açtığını ancak her şeyden önce çok kıymetli canların kaybedildiğini vurgulayan Rektör Arıbaş, ailelerin dağıldığını, yuvaların söndüğünü dile getirdi. Bu süreçte devletin ve milletin tüm dünyaya örnek olacak bir dayanışma sergilediğinin altını çizen Arıbaş, Avrupa'daki pek çok ülkeden daha geniş bir coğrafyanın aynı anda yıkıma uğradığını, afet durumunda birbirine destek olması planlanan illerin dahi aynı anda yardıma muhtaç hale geldiğini hatırlattı. Türk milletinin gösterdiği fedakârlığın gurur verici olduğunu belirten Rektör Arıbaş, Türkiye'nin dört bir yanından ve Aksaray'dan insanların gönüllü olarak yardım için bölgeye koştuğunu söyledi. Afet bölgesine en hızlı şekilde ulaşan kurumlar arasında AFAD yetkilileri, sivil toplum kuruluşları ve sağlık personelinin yer aldığını belirten Arıbaş, depremler devam ederken dahi canlarını riske atarak gece gündüz çalışan ekiplerin insanüstü bir gayret gösterdiğini dile getirdi. Konuşmasında depremin diğer yönüne de dikkat çeken Rektör Arıbaş, "Deprem öldürmez, bina öldürür" sözünü hatırlatarak, yapı güvenliğinin önemini vurguladı. Özellikle taşıyıcı sistemlere müdahale edilmesi gibi ihmallerin ağır sonuçlar doğurduğunu dile getiren Arıbaş, kısa vadeli kazanç uğruna insan hayatının riske atılmasının vicdani ve ahlaki sorumluluğuna dikkat çekti. Üzüntünün ötesine geçerek bilimsel, teknik ve ahlaki sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Rektör Arıbaş, toplum olarak yapılması gerekenleri detaylı şekilde inceleyip gereğini yerine getirmenin zorunluluk olduğunu da sözlerine ekledi.

Aksaray halkı depremde yaraları sarmak için seferber oldu

Yazar, Şair ve Basın Danışmanı Hasan Hüseyin Altınpınar da konuşmasında "Asrın Felaketinde 45 Gün" adlı kitabının yazarı olduğunu ancak kitabın asıl kahramanının dönemin Aksaray Valisi, halen Erzincan Valisi olarak görev yapan Hamza Aydoğdu olduğunu dile getirdi. Ulaşımı zor köylere Off-Road kulüpleri aracılığıyla yardım ulaştırılmasının dikkat çekici bir uygulama olduğunu ifade eden Altınpınar, hayatın normale dönmesi için ekmek üretiminin hızla başlatıldığını, Aksaray'dan ustalar ve malzemeler gönderildiğini aktardı. Deprem bölgesinde tanık olduğu insan hikâyelerinin hafızasında silinmez izler bıraktığını belirten Altınpınar, 34 saat boyunca babası önce kurtarılsın diye sesini çıkarmayan bir gencin yaşadıklarını paylaşarak fedakârlığın farklı boyutlarına dikkat çekti.

6 Şubat depremleri 14-15 milyon insanı doğrudan etkiledi

Moderatörlüğünü ASÜ Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Şefik Özdemir'in yaptığı panele İl Afet ve Acil Durum Müdürü Adil Arslan, İtfaiye Amiri İsmail Bülbül, UMKE Aksaray Sorumlusu Erhan Yücel ve Okul Müdürü Eyyüp Aba konuşmacı olarak katıldı. Panelde, müdahale sürecinde aktif görev alan kurum temsilcileri sahadaki tecrübelerini, karşılaşılan zorlukları ve çıkarılan dersleri katılımcılarla paylaştı.  Panelin açılışında konuşan Moderatör Prof. Dr. Şefik Özdemir, 6 Şubat depremlerinin neden "asrın felaketi" olarak nitelendirildiğini rakamlarla ortaya koydu. Depremin yaklaşık 11 ili kapsayan, birçok Avrupa ülkesinden daha geniş bir alanda etkili olduğunu ve 14-15 milyon insanı doğrudan etkilediğini belirten Özdemir, bunun ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 17-18'ine karşılık geldiğini ifade etti.

Devletimizin ve milletimiz hızlı bir refleks gösterdi

Aksaray İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Adil Arslan da konuşmasına depremde hayatını kaybedenleri anarak başladı. Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Arslan, afetlere karşı hazırlıklı olmanın zorunluluk olduğunu ifade etti. Depremin 04.17'de meydana geldiğini ve haber alınır alınmaz ekiplerin yola çıktığını belirten Arslan, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında hiçbir talimat beklenmeden ilgili kurumların harekete geçtiğini söyledi. Arslan, 11 ilin aynı anda etkilenmesinin müdahale sürecini zorlaştırdığını ancak buna rağmen devletin ve milletin hızlı bir refleks gösterdiğini kaydetti.  Aksaray İtfaiye Amiri İsmail Bülbül ise itfaiyelerin afetlerde en hazır bekleyen kurtarma birimlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Aksaray İtfaiyesi'nin personel kapasitesi ve vardiya sistemi hakkında bilgi veren Bülbül, depremin ilk saatlerinde herhangi bir emir beklemeden bölgeye hareket ettiklerini söyledi. Başlangıçta Hatay olarak belirlenen görev yerlerinin daha sonra Kahramanmaraş ve ardından Elbistan olarak değiştiğini ifade eden Bülbül, Elbistan'a ulaşan ilk kurtarma ekiplerinden biri olduklarını hatırlattı.

Sivil toplum kuruluşları afetlerde hayati rol üstleniyor

UMKE Aksaray Sorumlusu Erhan Yücel de konuşmasında UMKE'nin görev alanını anlattı. 2003 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan UMKE'nin, afet ve acil durumlarda medikal kurtarma ve hasta sevk koordinasyonunu sağladığını söyledi. Aksaray'da 115 personel, 3 UMKE aracı ve 1 arazi aracıyla hizmet verdiklerini aktaran Yücel, 6 Şubat sabahı 04.45'te 19 personel ve 5 araçla yola çıktıklarını ve Osmaniye'ye ilk ulaşan ekip olduklarını açıkladı. Enkaz alanında acil müdahale üniteleri kurduklarını, ilk yardım çadırları oluşturduklarını ve ilerleyen süreçte sahra hastanelerinin kurulumunda görev aldıklarını ifade eden Yücel, afet yönetiminde sağlık hizmetlerinin yalnızca klinik değil aynı zamanda insani ve etik bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. Koçpınar Elmacık Şehit Halil Köksal İlkokulu Müdürü Eyüp Abay da konuşmasında sivil toplumun afetlerdeki rolüne dikkat çekti. Daha önce 2020 Elazığ depreminde de sahada görev aldığını belirten Abay, sivil toplum kuruluşlarının afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde büyük önem taşıdığını aktardı. Abay, sahada karşılaştıkları yıkım manzaralarının kendilerinde derin izler bıraktığını ifade ederek, afetlere karşı bilinçli ve organize bir toplum yapısının gerekliliğine dikkat çekti. Konuşmaların ardından panelistler, katılımcıların sorularını yanıtladı. Program, panelistlere teşekkür belgesi takdim edilmesi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —